Perşembe , 22 Şubat 2018

Beklenti Etkisi

“Kendini gerçekleştiren kehanet” olarak bilinen “beklenti etkisi” gerçeğin zihinde çarpıtılması sonucunda oluşturulan algının, zaman içinde, gerçeği etkileyerek değişmesi durumudur.

Yani kişi, gerçekte yaşamamış olduğu bir olayı, başına gelecekmiş gibi çok kuvvetli ve derin bir inançla düşünürse, bu olay bir süre sonra gerçek olur.

Beklenti etkisi, 1911 de iki Alman araştırmacının araştırmaları sonucu bilimsel alanda kendine yer bulmuştur.  Örneklerle açıklarsak;

“Birine kırk gün boyunca deli dersen deli olur.” Veya “Kara kedi gördüm kesin başıma bir iş gelecek” diye düşünürsen başına o iş gelir. “Şeytanın kulağına kurşun.” Diyerek tahtaya vurma inancı da korkulanın, başa gelme ihtimaline karşı bir direnç göstergesidir.

Aldatılacağını sürekli düşünürsen aldatılırsın. Kimsenin seni sevmediğini düşünürsen gerçekten kimse seni sevmiyordur. Bu görüşmeyi alamam diye düşündüğünde, görüşme olumsuz geçecektir.

Yapılan deneysel araştırmalara göre, bir öğretmenin başarılı öğrencileri, aynı zamanda beklentisinin de yüksek olduğu öğrencileridir. Tam tersine fazla başarılı olmayan öğrencileri ise, diğerlerine nazaran beklentisinin düşük olduğu öğrencileridir.

Zihin, düşünce ve inançlarının yönünde onları sana ispat için harekete geçer. Beden dilinde buna eşlik eder. Ve etrafa yaydığın enerji düşüncelerini açığa verir. Sevilmediğini düşündüğünde etrafına yaydığın kırgın ve olumsuz enerji insanlara aynı şekilde yansır, insanlar senden uzaklaşır ve bu gerçeğe dönüşmüş olur. Yani başarısızlık, zihin tarafından öğrenilir ve alışkanlık haline getirilir.

Bilinçaltı durumlarıyla açıklamaktan öte, mantık olarak baktığımızda da olumsuz psikoloji ile bir sınava veya görüşmeye girdiğinizde, yüzünüzdeki ifade negatif, bakışınız enerjisiz ve derinlerde korku hissinin olduğu şekliyle yansıyacaktır. Bu durumu destekleyen beden dili ise, düşüncelerin dışa yansımasıdır ve asla yanılmaz. Öte yandan, dikkat dağınık olacağı için sorulan sorular ve verilen cevaplar -an- içerisinde olmayacaktır. Çünkü zihin, geçmiş başarısızlık hatıralarıyla ve gelecek başarısızlık korkusu ile meşguldür o sırada.  Beklenti aşırı yoğun yaşandığında kaygıya dönüşecek ve oluşan stres sonucu mide bulantısı veya başka rahatsızlıklar şeklinde dışa vurum gerçekleşecektir. Bunu azaltmanın en etkili yolu, farkındalık düzeyini yükselten an’ ın bilincinde olma (duygu ve düşüncelerin saf hali) eğitim çalışmaları yapmaktır.

Sonuç olarak, bilinmeyen veya yaşanmamış zamanlarda nelerin olacağını yüz yıllardır tam olarak kimse bilemedi. O nedenle yaşam boyu öğrenilmiş korku ve başarısızlık öykülerini sürekli olacakmış gibi düşünüp, yanında taşımak enerjiyi o yöne aktaracağı için muhtemelen düşünülen şey olacaktır. Yani, attığın her adımın sürekli başarısız olduğundan yakınarak ve buna yoğunlaşarak yola çıkarsan sonuç yine başarısızlık olur. Bilinçaltına, “Benden bir şey olmaz.” diye düşündürttüğünde, gerçekten de senden bir şey olmayacaktır.

Hakkında Arzu Aytekin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*