İş Görüşmelerinde Hayretlik Mülakat Soruları

İş Görüşmelerinde Hayretlik Mülakat Soruları

İş mülakat soruları, sektöre göre çeşitlilik gösterse de son on küsur yılda, özellikle 2000 li yılların başlarında sorulanlar, tuhaflığı ile dikkat çekmektedir.

2000’ li yılları bilen bilir. O dönemin yeni mezun gençleri, iş dünyasının en şanssız jenerasyondur. 2001 krizinden olsa gerek; en donanımlı olanlar dahi, komik ücretleri olan işler için bile, uzun eleme süreçlerinden geçmek zorunda kalmışlardı. İki büklüm gencin karşısında acaba ne kadar saçmalasam ne sorsam diyen, dakikalarca elindeki telefonla oynayarak – güya sabrını test- ettiğini düşünen ya da anlamsız bakışlarıyla adayı inceleyip duran iş verenlerle doluydu ortalık.

Aşağıda, gerçek örneklerden en ilginç ve en genel olanlar derlenmiştir. Sadece firma adı verilmemiştir.

  • Bir kilo pamuk mu, bir kilo demir mi daha ağırdır?(İlaç firması mülakat sorusu 2001)
  • Arabayla giderken ıssız bir yolda kaza yaptınız. Tüm lastikler patladı.  Ne yaparsınız?(İlaç firması mülakat sorusu 2002)
  • Ortaya dökülen kibrit çöplerinden yapılabildiği kadar şekil yapılması talebi.(Eğitim sektöründen bir firma 2003)
  • Müşteri size hakaret ve küfür etse tepkiniz ne olur?(Genel- Banka mülakat sorusu)
  • Neden bu kadar iş değiştirdiniz?(Sebat etmiyorsun diyor yani. Nasipte siz de varmışsınız diyesi gelir insanın)
  • Okuduğunuz bölümle ilgili bir alanda çalışmayı düşündünüz mü?(Güle güle demektir bu. “Çok ısrar ettiler, çok seçenek sundular ama ben istemedim” de diyebilirsiniz tabi, kaybetmeyi garantileyecek seniz?)
  • Sektörün gelişimine katkı sağlayacak projeleriniz var mı?(Genel soru- Yemeyip içmeyip size proje geliştirdim daha işe girmeden.)
  • Neden biz? Firmamız hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?(Genelde her mülakatta sorulur. Kara kaşınız kara gözünüz için falan dememek işten değildir.)
  • Başka hangi iş yerlerine başvurdunuz?(Yeminle bir tek siz! deseniz de doğru değildir tabi.)
  • Cv ye bakıp; üç yıldır çalışmıyor gözüküyorsunuz?(Üç yıldır kimse almamış biz niye alalım diyor.)
  • On yıldır aynı bölümde mi çalıştınız?(İnsan on yılda hiç mi terfi etmez diyor!  Yöneticim hiç yanından ayırmak istemedi beni.  Sırf o yüzden yani, kem küm. Bu sorunun sorulduğu mülakat kesin kaybedilmiştir.)
  • Son çıktığınız iş yerinden tazminatınızı aldınız mı?(Kovuldun mu sen mi çıktın? )
  • Kendinizde beğenmediğiniz üç şey?(Ağzından laf alma sorusu, öfkeli misin sabırlı mısın? Kopyalanmış gibi birçok sektörde sorulur. Bu sorulara klasik cevaplar verildiği bilinmelidir. Biraz bilinçli bir aday buna hazırlıklıdır.)
  • Kendinizde en beğendiğiniz üç şey?(Yine çok sorulan bir soru. Çok iyi niyetliyim, çok fedakârım gibi cümleler kurmayın sakın! Orası hayır kurumu falan değil.)
  • Sağ gözünüz seğiriyor mu?(Tekstil firması. 2002. Tepki kontrolü olsa gerek, istisna bir soru)
  • Kendinizi on yıl sonra nerede görmek istersiniz?(Genel bir soru. Nerede istemem ki?  Evrene mesaj göndereyim ben şimdiden)
  • Burcunuz nedir?(İş hayatında ki dumur sorulardan biridir herhalde, Hangi sektörde sorulduğunu bulamadım.)
  • Annen baban ne iş yapıyor?(Köylü mü kentli mi nasıl bir aile diye merak etti işin aslı.)
  • Sizi içeri alan görevlinin üzerindeki gömlek ne renkti?(Genel bir soru. Müşteri odaklı firma soruları. Bakayım ne kadar dikkatlisin?)
  • Yakın bir tarihte evlilik planınız var mı?Evliyseniz Çocuk düşünüyor musunuz?  (Hava yolu şirketi- Ayrıca çağrı merkezi ve satış ağırlıklı firmaların mülakatlarında sorulur. Yani sürekli çalıştırabilir miyim, sömürürken ne kadar aksamalar olacak?)
  • Sizi neden işe almalıyım?(Genel soru- Beni ikna et?)
  • Bu iş yerinden beklentileriniz nelerdir?
  • Kalemi vererek, “Ben bir müşteriyim, bunu bana satmaya çalışın”(Buyurun bakalım? uygulamalı bir soru)
  • Eski işinizden neden ayrıldınız?(Bana göre en anlamsız soru budur. Çalışana iş yerini beğenmeme ya da anlaşamama     gibi bir hak tanımadığını vurgular. Çıkarılmışsa, nedeni ne olursa olsun görüşme olumsuz sonuçlanır.)
  • Referans talebi;Al en saçma talep daha? Nedeni ise; genelde verilen referanslar iş yerindeki en yakın görülen    yöneticilerdir. Bunlarda aranır rica edilir, tembihlenir kötü bilgi vermemeleri için. E bunun yanında en yakın arkadaşını yönetici gibi konuşturanları da göz ardı etmemek lazım. Hep düşünmüşümdür sorgulama yöntemleri önce zekâ testine tabi tutulmalı.
  • İşe alındığınız takdir de ilk maaşınızın yarısını alıyoruz.Danışmanlıkfirması 2002) Şaka değil, iki binli kriz yıllarında iş bulan danışmanlık şirketlerinin bir numaralı talebi idi. Hatta başvuru formu doldurduğun da ayrıca para alıyorlardı. Yanında nakit yoksa, kartta olur. Bunun cevabı ise şuydu; iş bulun da yarısını değil tamamını alın lütfen. Zaten bir ay ses çıkmayınca, “ne oldu benim başvurum?”  Diye bakmak için gittiğinizde firmanın yerinde yeller esiyor olurdu.
  • İngilizceyi nerede öğrendiniz?( Alınan pozisyon için İngilizce şart olmayabilir, ama akıcı bir şekilde bilmeni ister.)
  • Hangi hayvan olmak isterdiniz, hangi hayvan olmak istemezdiniz? ( Bu soru hem sözlü hem yazılı mülakatlarda çıkar. Pes, el falı da bakıp öyle alacaklar yakında )
  • Kariyer hedefiniz nedir?( Genel soru- İşe alındım mı? Kariyer hedefim mi eksik kaldı? Bu tür klasik sorular için bilinmeli ki her kes artık internetten falan bakıp genel cevaplar veriyor. O anda bir fikirleri yoktur. )
  • Başarıyı tanımlayın ve önceki iş hayatınızdan bir başarı hikayenizi anlatın.( Bu sorunun yeni mezunlara sorulması kadar saçma bir şey yoktur herhalde. “Daha önce başarı hikayem yok. Siz ilk olun istedim!” denmez tabi. )
  • Nasıl bir yöneticiyle çalışmak istersiniz?( Aynen sizin gibi.)
  • Bilgisayar bilginizi uygulamalı gösterir misiniz?( Kargo firması 1999. Bilgisayarların yaygınlaşmaya yeni başladığı zamanlarda sorulan sorulardandır. Açma kapama düğmesinin yerini de sordukları olurdu.)

Son yıllara bakıldığında yeni nesil sorular giderek değişmektedir. Mesela, sizi neden işe almayalım?  Gibi.

Yine son yıllarda, özellikle bilgisayar, mühendislik gibi alanlarda çok ciddi anlamda güzel ve mantıklı sorular sorulduğunu araştırmalarım sonucu fark ettim. Daha zekâ gerektiren ve daha çok işin yapılabilirliğini test eden sorular bunlar. Değişimi görmek sevindirici elbette.

Arzu Aytekin