Perşembe , 22 Şubat 2018

Güç’ün Öteki Yüzü

güçün öteki yüzüGüç” insanlık tarihi boyunca, gelişim sürecine göre anlam değiştirmiştir. Son otuz kırk yıldır özellikle, bedenden bilgiye kayması gibi.

Fakat nitelikli olmaktan söz edebilmek için, tek başına artık, bilgi de yeterli değil. İş hayatından eğitime birçok sektörde, bilgiyi kullanabilme becerisi ön plana çıkıyor. İş hayatında sıklıkla duyduğumuz duygusal ve sosyal zekanın önemi ise, buradan kaynaklanır.

Sadece değişebilen ve uyum gösterebilen insan ayakta kalabilir.

Değişim ve uyum gösterebilme durumu, bireyin kaliteye yüklediği anlam ile ifade edilmektedir. Yani, artık yapılan işin sonuca ulaşması ya da o hedef bu hedef için yetiştirilmesinden ziyade, süreç içerisinde alınan “tat” ile açıklanabilir. Bu tat, kalitedir.

Bir başka ifade ile; yapılan iş, kişinin zevkine uygun ve yaşam düzeyine olumluluk kattığı sürece, sübjektif değerlendirme de olsa, kalite anlamını bulmuş demektir. Kalite bir “uygun oluş” ise, bu durum, kişinin zevkine hitap etmelidir ki, iş hayatında süreklilik sağlanabilsin. Mesela yaratıcılığını açığa çıkarmalıdır. Rahat bir ortam sağlanmalıdır.

Öğrenme ve iş yapabilme zevk haline gelmediği sürece, kişisel tercihin dışında kalır ve uzun vadede verimlilikten söz edilemez.  Bu her zaman, para ile açıklanabilir bir şey de değildir. Mesela, gökyüzüne uzanan bir plazada çalışmak yerine, belki daha yaratıcılığını kullanabildiği sıradan veya yeteneğini geliştirebilecek bir işte çalışmayı tercih edebilir.

Normal hayatta da durum aynıdır; mesela altın pahalıdır ama, kimi için hiçbir şey ifade etmeyebilir. Çünkü altın takılarla dolaşmaktan “tat” almaz. Veya en pahalı restoran yerine kendini daha çok özgür ve daha rahat hissedebileceği salaş bir ortamda yemek yemeyi tercih edebilir. Onun kalite anlayışı budur. Ve bu ona kendini daha “güçlü hissettirir. (Bugünün z-kuşağı büyüdüğünde, hayatın geneline bakış açıları bu yönde olacaktır.)

İnsan her zaman, kendi olabildiği yerde özgürdür ve güçlüdür.  “Doğru” artık, kişinin öğrendiklerinden çok, hissettikleridir.

O halde güç, onu daha “doğru” kullanabilecek olan kişide gerçek anlamını bulur.

Hakkında Arzu Aytekin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*