İşiniz Kurumsal mı?

İşiniz Kurumsal mı?

Bürokrasi:

Sistem ve kurallar bütünü olan bürokrasi, kurumsallığın olmazsa olmazıdır. Her şeyi ağırdan almak bürokrasi gereğidir. Sorununu ilettiğin her birim bir üstüne ya da başkasına sevk eder. Bin sene sonra cevap gelir. Sorgulamak sonucu değiştirmez.

Tükenmişlik Sendromu:

Duygusal yönden tükenmiş hissetme sonucu iş ilişkisi içerisinde olduğu insanlara karşı duyarsızlaşmak ve işteki bireysel başarının düşme eğilimine geçmesidir.

Kurumsal yerlerde kronikleşmiş bir durumdur. Duygusal tükenmiş insanlarla çalışmak zordur. Hele bunlar sizin üstleriniz ise işiniz hepten zordur. Kendinizi asla ifade edemezsiniz. Sizi dinler ve ilgilenir gözükse de işleyiş ve sonuç asla değişmez. Sadece o an gerginliği giderilmiş olur. Bir süre sonra sizde aynı sendrom çarkına girer tükenmiş bir şekilde ama asla ayrılmadan sadakatle çalışır gidersiniz. Aynen bir makineye bağlanmış gibi.

Hiyerarşi Düzeni: 

Kesin kurallarla görev tanımları birbirinden ayrılmıştır. Ama içeride işleyiş biraz farklı olabilir. Eğer orta ve üst düzey yönetici iseniz işleri sadece delege edersiniz ama değilseniz görev tanımlarınız her zaman karışabilir. Hele düz çalışan iseniz verilen her görevi yapar bulursunuz kendinizi. Hep bir umutla o terfi edeceğiniz günü beklersiniz. “O gün gelecek elbet” diye düşünmek sizi güzel oyalar. Oyalar çünkü, kemikleşmiş yapıya sahip kurumsal yerlerde o gün, çok şey feda etmeden kolay kolay gelmez.

Kurumsal Tabirler:

Her sektörün kullandığı tabirler farklı olabilir. Sizde hiç sevmediğiniz bu kelimeleri sıkça kullandığınızı fark edersiniz; Müdürüm, şefim, yönetmenin, yöneticim hatta terfi kokusu alırsanız, hızınızı alamayıp her şeyim bile diyebilirsiniz. (Siz yine de o kadar abartmayın.)

İşten Çıkarılma:

Kurumsallık kulağa hoş gibi gelse de büyük ekonomik krizlerde toplu çıkarımlar en çok kurumsallaşmış şirketlerde olur. Açıklama dahi yapmadan grup grup kapının önüne koyuverir. Ya başka şirketle evlilik yapmıştır ya küçülme eğilimine girmiştir ya da kriz bahane olmuş temizlik yapmıştır. Hepsi bu.

 Varmış Gibi Gözüken Prensipler:

Kurumsal şirketlerin işleyiş anlayışı çoğu zaman siyasete benzer. Yeri geldiğinde kendi kurallarını yaratırlar ve sanılanın aksine profesyonellikten uzaktırlar.

Kurumsal ilke ve prensiplerden gerektiğinde nasıl uzaklaşılabildiğini ancak yönetici olarak uzun zamanlar çalışmış iç işlerini çok iyi bilen kişiler daha iyi anlayabilir. (Araştırmalara göre, çevreyi en çok kirleten, çalışan haklarını en çok ihlal eden ve vergi kaçıranlar yine en çok kurumsal olan şirketlerdir.)

Girişimcilik azalma eğilimindedir. Aşırı büyümenin vermiş olduğu laçkalaşma tüm kurumu kapsayabilir.

E-mail Trafiği:

E- mail kirliliği had safhadadır. Bildirimler, kurum içi haberler, uyarılar, dedikodular ve her türlü yazışmalar e- mail aracılığı ile yapılır. Yan yana oturduğun biri dahi olsa, bey hanım, ilginize vs. gibi kelimeleri kullanmak âdettendir.

Açılmayan Telefonlar:

Dışardan arayan biri dakikalarca ulaşamıyor, muhatap bulamıyor ya da sorununu çözemeyip sürekli bir yerlere aktarılıyor ise aradığı yer muhakkak kurumsal bir yerdir.

Kalıplaşmış Davranışlar:

Ne kadar yeniliğe açık olursa olsun kalıplaşmış davranış biçimleri değişmez. Kurumsal iş yerleri bir plan dahilindedir ve size sadece onu uygulamak düşer. Kendi hayatınız için bile asla inisiyatif kullanamazsınız. Onun dediği saatte kalkar, çalışır uyursunuz. Her gün aynı şeyleri söyler aynı kişileri görür, (iş arkadaşlarınızı eşiniz ve çocuğunuzdan daha çok görürsünüz.) aynı hareketleri yaparsınız yani aynı zamanda teneffüse çıkar ve aynı saatte eve dağılırsınız.

Kurumsal Hastalıklar: 

Emekliliğe kadar aynı yerde çalışmışsanız sizinki sebatkarlık değil, çok güçlü sinirlere sahip olduğunuz için olmalı. Hele de bel fıtığı, boyun fıtığı, barsak hastalıkları, depresyon vs. gibi meslek hastalıklarına birine tutulmadıysanız bravo. O sektörü merak ettim doğrusu.

AVANTAJLARI:

Kurumsallaşmış bir yerde çalışmanın faydaları da vardır elbette. Özellikle, küçük ölçekli şirketlere, aile şirketlerine ve serbest çalışma sistemine göre;

*Paranızı günü gününe alırsınız

*Sosyal haklarınız nettir ve fazladır.

*Çalıştığınız yeri söylediğinizde dışarıda muhakkak bir ağırlığınız olur.

*Şık şık fotolarınız, yemekleriniz ve etkinlikleriniz olabilir.

*Haklarınız yasalarla netleşmiştir ve daha güvendedir. Yeter ki haklarınızı bilin.

*Finansal işlerinizi daha kolay halledersiniz. (Bankalardan kredi çekme, kart alma vs.) gibi

Arzu Aytekin