Perşembe , 22 Şubat 2018

Kendinle Yüzleş Kendini Tanı

Günümüzü yaşanabilir kılan ya da zehir eden huylarımız ve özelliklerimiz, kendimize ne kadar söz geçirebildiğimiz ile alakalıdır.

Kararsızlık, erteleme, odaklanamama durumlarını sürekli mi yaşıyoruz?  Kafamız hep dolu mu?

‘Ben bunu hak etmedim dediğimiz durumlar, derin hayal kırıklıklarımız ya da öfkelerimiz ne kadar sıklıkla oluyor?

Gerçekten ihtiyaç duyduğumuz zamanlarda görmeyi arzu ettiğimiz ya da yakın gördüğümüz kişiler yanımızda yok mu?

Sonuçlarını düşünmeden yaptığımız şeyler bize zarar mı veriyor?

Yapmak istemeyipte engel olamadığımız huylarımız ya da alışkanlıklarımız çok mu fazla?

Enerjimizi nerelere harcıyoruz? O ne yapmış bu ne yapmış nasıl giyinmiş, nerede yemek yemiş, ne söylemiş, hakkımda ne demiş, bundan sonra şöyle olacak böyle olacak diyor muyuz?

Aynaya baktığımızda beğenmediğimiz fiziksel özelliklerimizin sayısı ne kadar?

Olmak istediğimiz yer ile, olduğumuz yer arasında çok mu fark var?

Ve daha önemlisi bunların nedenlerini ne kadar düşünüyoruz? Düşünüyorsak çözümleri için neler yapıyoruz? Çözümü, doğru yerde mi arıyoruz?

Yargılamamız gereken öncelikli kişi, aynaya baktığımızda gördüğümüz kişidir. Bu kişiyle ilişkilerimizi, gözden geçirmenin zamanı gelmiş olabilir.

Hayattaki tatminsizliklerin en büyük nedeni kendimize yabancı oluşumuzdur.

Şimdi bir kağıdı ortadan ikiye çizip iki başlık atalım ya da attığımızı hayal edelim. Aşağı çekenler ve yukarı çekenler olarak;

Aşağı çekenler kısmı, sahip olduğumuz negatiflerimiz i gösterir. Kendimizde beğenmediğimiz özelliklerimizi, yukarıda ki soruları düşünerek yazabiliriz. (Kötü bir özelliğimi bulamadım diyorsan çok mutlu ve her şeyi düzgün giden bir insan, pardon bir melek olmalısın)

Kıskanç, hırslı, sıkılgan, dedikoducu, vesveseli, takıntılı, öfkeli, aşırı fedakar, bencil, karasız, yalnız, suratsız, aşırı meraklı, memnuniyetsiz, maddeci, sulu göz, tembel, güvensiz, doyumsuz…

Yukarı çekenler in altına ise, kendimizde beğendiğimiz olumlu özelliklerimizi yazabiliriz. (Başkalarının hakkımızda düşündüklerini değil sadece kendimizin gördüğü güzel huylarımızı, abartmadan yazalım.)

Güler yüzlü, cana yakın, karalı, çalışkan, güvenilir, yaratıcı, neşeli, iş bitirici, güzel, temiz. Fiziksel özelliklerini de ekleyebiliriz; kilo, boy, renk…

İlk önce bilmemiz gereken, kendimizde var olan olumsuz huylarımızı yok etmenin mümkün olmadığıdır. Çünkü insan; iyilikler kadar kötülüklere de sahip bir türdür.

İnsanda ki hiçbir duygu yok edilemez. Sadece bastırılabilir. Bu da ileride patlamaya neden olabilir. Bu yüzden, duygu yönetimi; iyi olanları ön plana çıkararak diğerlerinin aşağıda kalmasını sağlayabilmektir.

Yeryüzündeki iyi insanlar da aynı kötü huylara sahiptirler. Onlarda bir katil, bir hırsız, bir sarhoş gibi aynı ortak duyguları taşırlar.

Sadece kontrollüdürler. Bu insanlar; duygularının kontrolünü elinde tutabilen, kendilerini çok iyi yönetebilen insanlardır. Çözüm bu kadar basit!

İnsanın duygularını yönetebilmesi, duygularının sonucu olan davranışlarına, denge ve aklı selimlik getirir. Duyguların yönetimi, bizi aşağı çeken negatif özelliklerimizi fark ettirip, onları törpüleyebilme, terbiye edebilme ve söz geçirebilme gücünü verir.

Fiziki açıdan aşağı çeken şeyler ise, aslında olmayıp sadece öyle olduğunu düşündüğümüz bakış açımızla alakalıdır.

Yüz yıllardır güzelliğe bakış, insanların gelenekleri, toplumsal dokuları ve inançları çerçevesinde değişiklikler göstermiş, bir şeyler, güzelliğin kriterlerini madde madde yazıp, reçete gibi elimize vermiştir. Gün gelecek bugün verilen güzellik standartları da ortadan kalkacak ve farklı bir güzellik reçetesi sunulacaktır önümüze.

Önemli olan, standartlara uymayan boyunu, tenini, kilonu, herhangi bir uzvundaki özrünü, kabul edebilmek ve o şeklinle kendinle yaşayabilmektir. Bu şekilde, enerji bakışlarına farklı yansır ve bir süre sonra kendine de insanlara da güzel görünmeye başlarsın.

Tuhaf olan değişmeyecek şeyler için, insanın, olmayana sürekli hayranlık duyması durumudur.

Dünyada güzelleşmek uğruna çekilen açıları düşünün. Duygu yönetimi bu tuhaflıkları da en aza indirir.

Kendinle iyi ilişkiler içinde oldukça, karşındaki kötü ilişkiler de zamanla devre dışı kalır.

Hakkında Arzu Aytekin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*