Mobbing Nedir?

Mobbing Nedir?

Mobbing nedir? Yöntemleri nelerdir? Nelere neden olur? Nasıl korunular?

Sözcüğün kökeni; yaklaşık olarak zorbalık ilişkileri anlamı içermektedir.

Mobbing, özellikle kemikleşmiş iş guruplarında hiyerarşi olarak gücü elinde bulunduran kişinin, bu gücü kaybetmemek adına, diğer guruba uyguladığı psikolojik şiddettir.

Kendini ifade etmekte güçlük çeken bir çalışanın, kendine olan güven ve öz saygısını yitirebileceği çok muhtemel, duygusal bir saldırıdır.

Daha çok özel olmak üzere, kamu dahil, yer iş ortamında mobbing ile karşılaşılabilir.

Özellikle işsizliğin yüksek olduğu, gelişmekte olan ülkelerdeki sosyo-ekonomik durumun çeşitliliği, insanlara fazla seçenek tanımamakta olup, bu durum ise mobbing e zemin oluşturmaktadır. Çalışanının, kendine mecbur olduğunu fark eden işveren, kişiyi değersiz görmeye veya bu şartlarda çalış ya da kapı orada mantığını gütmeye başlar.

Mobbing yöntemleri:

Çalışma Sosyal ve Güvenlik Bakanlığı’nın belirlediği durumlara göre mobbing yöntemleri;

İzolasyon, hakaret, iğneleme, aşağılama, sürekli eleştirme, iş yükleme, iş eksiltme, söylenti yayma, kınama, fiziksel şiddet ve cinsel taciz olarak sınıflandırılır.

Kişiyi sosyal ortamlardan dışlayıp, yeteneklerinin çok altında işler vermek, hakaret etmek, yokmuş gibi davranmak… Hangi nedenden ötürü olursa olsun amaç; kişiyi manevi baskıyla işten çıkarmaktır.

Nelere neden olur?

İleriki vakalar insanın benlik duygusunu zedeler. Kendini önemsiz hisseder ve öz güveni yok olur.  Sağlık sorunlarına neden olur; ağlama, öfke gibi duygu bozukluklarının yanı sıra, depresyon, uyku sorunları, stres bozuklukları, kas ağrıları gibi bir çok duruma yol açar. Kişi çalışmaya devam ederse, bağımlı hale gelir, kişiliği bozulur ve klinik vakalara kadar gider.

Nasıl korunulur?

Burada duyguların yönetilmesi ve kontrol edilmesi psikolojik sağlık için çok önemli olup, durumun düzeltilmesini beklemek yerine farklı bir iş aranmalıdır. Sonrasında, hukuki hakların ne olduğu araştırılıp bu konudaki uzman kişilerden yardım alınmalı ve hak arama yoluna muhakkak gidilmelidir. Ülkemizde bu durum ne kadar yeni olsa da kişisel hak ve hürriyetler, anayasal kanunlarla korunmakta olup, mücadele için kavramın yeni olması bir bağlayıcı neden değildir.

Dikkat edilmesi gereken bir konuda; harekete geçilmeden önce, maruz kalınan tavrın gerçekten mobbing olup olmadığı ayrımının iyi yapılmasıdır. Zira her olumsuz davranış mobbing olmayabilir. Kişinin ruh ve beden sağlığını etkileyecek şekilde sistematik yapılıyor olması çok önemlidir.

Bunun dışında hukuki olarak bir gelişme kaydedilmek isteniyor ise, iş hakkının karşılıksız feshine neden olan iki konuya çalışan tarafından dikkat edilmelidir.

*Hak aramaya kalkarken konuşmalar asla hakaret içermemeli.

*Verilen iş ne ise, mesai saatleri içerisinde kesinlikle aksatılmamalıdır. Ama yasal çalışma saatlerinin dışındaki mesai dahil zorunlu tutulan saatler de çalışmak, kişinin isteğine bağlıdır.

Son olarak; işsiz kalma endişesinin getirdiği, sürekli alttan alma, ısrarla durumu düzeltmeye çalışma, yalvarma, boyun eğme, göze girmek için kapasite üzeri çalışma gibi insan psikolojisini bozan davranışlara dikkat.  Çünkü bireysel konuştuğunuz her yönetici sizi en fazla inanmış gibi gözüken bir tavırla uğurlayacaktır. Bir gün işe geldiğinizde kimsenin sizinle konuşmuyor olduğunuza inanmayacak, abarttığınız, sakin olup çalışmaya daha iyi performans göstererek devam etmenizi isteyecektir. Hatta neden bunlardan kendisinin haberi olmadığına şaşıracaktır. Çünkü tükenmişlik sendromunun gereği ‘halledeceğim’ kelimesiyle, o anki krizi çözüp ama hiçbir şey halletmemek-tir.

O nedenle sakin, soğukkanlı, kontrollü ve çözüme açık bir tutum içinde, aleni bir şekilde hak aramak esastır.

Arzu Aytekin