Okul Bitti, Kurtlar Sofrasına – 1

En büyük yalanı okulu bitirince öğrendik. Yetmedi yaşadık. Oysa böyle bilmiyorduk? Hani duymuşlukta iş hayatının zorluklarını, ama bu kadar kurtlar sofrası olduğunu öğrenmek için yaşamak gerekiyormuş.

Derslerden de az sıkılmadık; ofladık pufladık, parasızlıktan belki düzensizlikten, ders için sabahlamaktan, ailemizden uzak olmaktan ..bir çok nedenden ötürü erken bitsin istedik okul. Ve bitti.

Oysa nasıl da güzeldi hayallerimiz?  Sınavı kazanıp kendimizi üniversiteye attık mı tamamdı? Sahi öyle değil miydi?  Ya bitirince ne sanmıştık? Bilmem kaç yıl okuduk diye, bitirince altın tepsiyle seçenekler mi sunulacaktı bize? Off, bu kadar çok insanda nereden çıktı? Hepsi bizim gibi?

Eee tıp gibi direk mesleğe atılmayı gerektiren birkaç bölümün dışında okuduysak kalakaldık öylece… Şimdi ne olacak? Millete de laf lazım.

-Okul bitti mi?

-Bitti

-Ne çıktın?

Kem küm… Gel de anlat komşu Hatice Abla’ya, Uluslararası ilişkiler ya da işletme ya da güzel sanatlar okudum de. Hatta dene. O hala, ‘tamam da ne çıktın?’ der. O’nu bırakıp devam edelim; efendim cv doldurup iş başvurusunda bulunulacak. E o kadar okuduk ya? Ama seninle beraber binlerce kişi de okudu. Hem de belki en iyi üniversitelerde. Evet, okuduğumuz üniversite vasat ise (ki kişisel fikrim değil.) bir adım geri git bakalım. Bölüm pekte iyi değilse ya da tercih edilebilir bir bölüm değilse bir adım daha… Bir yabancı dili olana göre bir adım daha geri git. İkinci yabancı dili olana göre bir adım daha… Yurtdışında master vs. yapana göre koca bir adım daha geri git. Paralı isim yapmış okullarda, öncesinde kolejlerde okuyanlara göre bir adım daha. Paralı doğup sosyal çevre edinen kendini iletişim olarak eğitimlerle destekleyip geliştirenlere göre bir adım daha geri… git git…

Hepimiz aynı işe başvurduk bekliyoruz. Geri giderken bir ara soluklan da istersen, istatistiklere göre bu işe girebilme oranını bir hesapla. Bende sana; birde torpil tanıdık, hemşeri, siyasi parti… Olayı var mülakatlarda, referans olayı var ki onlar olmadan neredeyse imkânsız diyeyim de iyice geri git bakalım… Bozmak gibi olmasın adil değil biliyorum ama bir de dış görünüş bakış, duruş… E birazda güzel ya da yakışıklı olman da lazım. Direk olmasa da bunların da etkili olduğu çok açıktır. Ne kadar geridesin fark ettin mi? Kaybolmuş gibisin? Oysa aynı bölümü okumamış mıydın? Gençlikti hayallerdi idealistlikti, daha çoook yolun var…

Bize yalan söylediler diye düşünüyorsun değil mi?  Valla yalan mı gerçek mi bilemem. Asıl hayat şimdi başlıyor. Sen çok sağlam bir tanıdık aramaya başla istersen. Ya da ikinci yol; eksik adımlarını bir an önce tamamla.

Yani sonuç olarak okudum dört beş yıl ile olmuyor. Gönül olsun ister ama olmuyor. O zaman bireysel olarak harekete geçme zamanı… Değişmeyen sistem karşısında kendini değiştirip geliştirme zamanı… Ancak böylelikle geri gideceğimiz adımları azaltabilirsin.

Arzu Aytekin