Tercihler ve Fırsat Maliyeti

Hayatımızın hangi aşamasında olursa olsun, bize ekonomik özgürlüğümüzü kazandıran uğraş bizi mutlu etmiyorsa, kazandığımız para ile bize sağladığı hareket alanımız ters orantılı olarak işler. Olmak istediğimiz yer, bulunduğumuz noktadan çok uzaktır. Eğer böyle ise ki çoğunlukla böyledir, yapmış olduğumuz tercihlerde, hedef ve hayal arasında yanlış olanı seçmişizdir.

Diyelim ki, daha ulaşılabilir olan bir hedef belirledik kendimize; uğraşıyoruz, istiyoruz ama ikna olamıyoruz. Dahası,’ istediğimiz’ olamıyoruz. Belki de hedef tercihimizde bir yanlışlık var. Ya yerinde ve zamanında değil ya da yatkınlığımız o yönde değildir. Belki bir özenti, etkileniş ya da bir trend üzerine yapmışızdır tercihimizi.

Çünkü, eğer bir şeyden vazgeçersek, yerine ne koyacağımız ya da koyduğumuz şeyin bizi şu anki durumumuzdan aşağıda mı yukarıda mı tutacağını kestiremiyoruz ve desteğe ihtiyacımız var. Üstelik sonradan, ‘keşke’ dediğimiz pişmanlıklar yaşamamak ve eleştiriler karşısında duruşumuzu sağlam tutmakta yaşam kaygılarımız arasında.

Karar vermek ve tercih yapmak hem bizim hem de çok yakın ilişki içerisinde bulunduğumuz çevremiz açısından hayati önem taşır. Kendimize yaşatmak istediğimiz hayatın tam ortasındadır duruşu. İşte fırsat maliyeti hesaplaması tamda bu noktada ortaya çıkar.

Olmuyorsa vazgeçmek için, olacak olan şeyin; o vazgeçtiğimiz olmayana eşit, ya da daha yüksek fayda sağlıyor olması gerekir. Bu kural, değiştirmek istediğimiz her şey için belirleyicidir. Ve aslında ekonomik bir kavram olan fırsat maliyeti insanın yaşam kalitesini artırma ve kişisel dönüşüm yolculuğunda yapacağı tercihlerin kilit noktasıdır. (Yani, verimlilikte bir adım öne gidebilmek için, vazgeçtiğimiz diğer şeyin bedelidir.)  

Hayatımızın hangi aşamasında olursa olsun, karar ve tercihlerimizde bize yol gösterici bir formüldür fırsat maliyeti hesaplamak. Aksi taktirde, düşünüp hesaplamadan atılan adımların sonu sürekli ‘keşkeklerle uğraşmaktan başka bir şey değildir.

Öte yandan; çok aza inmiş olsa bile ‘keşke’ler yine de olacaktır hayatımızda. Çünkü biz, hesaplarımızı ince ince yaparken bile, bizim dışımızda gelişecek olaylar vardır ve bunlar risklerimizdir. Ekonomik krizler, hastalıklar gibi hesapta olmayan birçok şey…

Arzu Aytekin