Perşembe , 22 Şubat 2018

Z-Kuşağına Dikkat!

Kuşaklar arası çatışma neden bu kadar keskin? Bir nesil, diğerinin yaptığını onaylamıyor, diğeri ötekilerini beğenmiyor? Kuşakların, özelliklerine göre bölünmesinin altında ki tek neden, teknoloji mi?

Sürekli gelişen teknolojinin hayat şartlarını değiştirdiği ve nesiller arasındaki ayrımları daha da keskinleştirdiği kesin.

O halde iletişim dilini daha etkin kullanabilmeyi öğrenmeliyiz. Bunun yollarından biri de nesillerin karakteristik özelliklerini iyi bilmektir. Bunu öğrenme esnekliğini gösterebildiğimiz takdirde, belki çocuklarımızla daha iyi anlaşıyor olabileceğiz.

Konuyu daha netleştirmek için diğer tüm kuşaklardan daha farklı bir çizgiye sahip olan, z kuşağının özelliklerine bir bakalım;

2000 sonrası doğanlar bu kuşağın bireyleridir. 90 ve 2000 yılları arasındaki Milenyum kuşağı ile biraz benzeşse de Z-kuşağı tüm dünya da farklı ve ortak bir yapıyı benimser adeta.

-Rahat görünümlüdürler (Bu da ebeveynler tarafından genellikle vurdumduymaz ve lakayt olarak algılanır)

-Her şeyin kolayını severler.

-Kural ve uygulamaları önemsemedikleri için kararsızdırlar.

-Bireysel düşünürler ve tüketicidirler.

-Aynı anda birçok şey düşünebilirler. (Kafaları meşgul ve dinlemiyormuş gibi algılanırlar )

-Aynı anda birçok şey yapabilirler. ( Bir taraftan konuşur diğer taraftan ellerindeki telefonla eş zamanlı sosyal medyada mesaj vs. atabilirler. Bu da biraz kuralcı olan y nesli ebeveynlere –konuşurken dinlemiyor saygısı yok- diye düşündürür.)

-Kural ve yasaklara karşı dirençlidirler. Çünkü başlarına buyrukturlar ve teknolojisiz bir hayat bilmedikleri için ebeveynlerin kural ve yasaklarını bir türlü anlayamazlar.

-Sosyal mesafe konusuna pek dikkat etmezler. Rahat ve samimi davranırlar, yakın otururlar. Kafa yormazlar.

-Sosyalleşmeyi İnternet yoluyla tercih ederler. (Büyükler tarafından –bizimle iletişim kurmuyor – şeklinde yorumlanır.)

– Dikkat süreleri son derece kısa fakat algılamaları yüksek

-Keyifli ortamlarda daha iyi öğrenirler o nedenle klasik öğrenme yöntemi ihtiyaçlarına pek cevap vermez.

-Teknoloji çağında doğmuş olmaları, onları ekoloji ve doğal ortamdan uzaklaştırmıştır.

-İletişim şekli olarak yüz yüze iletişimi pek tercih etmezler.

-İnternet’in olmadığı ortamları -hayatın durması olarak- tanımlarlar.

-Edilgen değil etken olmayı tercih ederler.

-Kural tanımadıkları için daha yaratıcıdırlar.

-Daha çok sonuç odaklıdırlar. (Çünkü dönemlerine göre gelişmiş teknolojik sistem onların yerine karar vermektedir. Onlara ise, sadece işi yapmak ve bitirmek kalır)

-Dikkat ve konsantrasyon gerektiren işlerde zorlanırlar, çünkü aynı anda bir çok şeyle uğraşmak isterler.

-Yüz yüze iletişimden uzak oldukları için kalabalık içinde yalnızdırlar. İleride yalnız yaşamayı tercih edeceklerdir.

Sonuç olarak, bu ve benzeri özelliklere sahip Z-kuşağı tüm dünyada ortak özellik gösterir. Ebeveyn olarak Z-kuşağına yaklaşırken, biraz farklı açıdan bakmamız gerekecektir belki de.

” Vah vah benim çocuğumun hali ne olacak? Laf dinlemiyor, yüzüme bakmıyor, sürekli bilgisayarda, kural tanımıyor, dikkatsiz, istekleri bitmiyor vs. diye etiketlemeden önce biraz daha dikkat?

Zira yaklaşım tarzımızı kendi kuşağımızdaki yoldan belirlersek, başarılı olamayacağımız kesin.

Hakkında Arzu Aytekin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*